Bir Gecede Suçlu İlan Edilenler: 15 Temmuz Tiyatrosunda Masumiyetin Kaybolduğu Anlar

Bir Gecede Suçlu İlan Edilenler: 15 Temmuz Tiyatrosunda Masumiyetin Kaybolduğu Anlar
02/02/2026

15 Temmuz gecesi yaşanan darbe tiyatrosu, görevli askerlerin masumiyetini gölgeleyen hukuki süreçlerle gündemde. Savunmalar, iddialar ile somut deliller arasındaki derin uçurumu ve adaletin eksik işlediğini gözler önüne seriyor.

Görev ve Emir Hassasiyeti

Dosyalara göre, görevli askerler hakkında yöneltilen suçlamalar çoğunlukla varsayımlara ve eksik raporlara dayanıyor. Askerler, yalnızca alarm ve tatbikat görevlerini yerine getirdiğini savunuyor:

“Bize verilen görev, emniyet ve güvenlikti. Ne başka bir amaç ne de farklı bir talimat vardı.”

Görev sırasında alınan emirler, kanun ve talimatlara uygun şekilde yerine getirildi. Bu hassasiyet, operasyon güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Askerler, emir itaatinde izlenen prosedürlerin net olduğunu ve keyfi hareketlere izin verilmediğini vurguluyor.

Örnek dava dosyasından alınan ifadelere göre, görevli askerler Genelkurmay karargahına gittiklerinde, sıralı amirlerinden aldıkları emirler doğrultusunda hareket etmiş ve herhangi bir keyfi uygulama yapmamışlardır.

Planlı Tatbikatlar Suç Unsuru Olarak Gösterildi

Rutin tatbikatlar ve alarm uygulamaları, bazı dava dosyalarında planlı eylemler gibi yorumlandı, askerler haksız şekilde suçlandı. Görevli askerler, üstlerinin emirlerini sorgulamadan yerine getirmenin disiplinin temel unsuru olduğunu, tartışmanın görev güvenliğini tehlikeye atacağını belirtiyor.

“Emrin nedenini sorgulamak, sahadaki güvenliği riske atar. Her emir, kanun ve talimatlara uygun şekilde yerine getirilmiştir.”

Dosya kayıtlarında, bir asker görev sırasında hiçbir şekilde kendi inisiyatifiyle hareket etmediğini ve verilen emirleri kanun ve talimat çerçevesinde uyguladığını ifade etmiştir.

Delil Eksiklikleri ve Usul Hataları

Savunmalarda, iddiaların çoğunun varsayımlara dayandırıldığı vurgulanıyor. Öne çıkan somut eksiklikler şunlar:

  • Silahların ayrıştırılmaması ve üzerine parmak izi incelemesi yapılmamış olması,
  • Askerin ateş edip etmediğini belirlemek amacıyla el swaplarının alınmamış olması,
  • Lehe olabilecek delillerin toplanmaması,
  • Tanık beyanlarının eksikliği,
  • Genelkurmay tarafından hazırlanan idari tahkikat raporunun somut delil yerine varsayımlara dayanması.

Bu eksiklikler, hukuki sürecin şeffaflığını ve askerlerin masumiyetini gölgeledi. Mahkemeye sunulan delillerin büyük kısmı somut kanıt niteliği taşımıyor ve varsayımlarla doldurulmuş durumda. Örnek dava dosyalarından edinilen bilgilere göre, askerlerin suçlandığı eylemlerle ilgili tek bir kamera kaydı veya mağdur beyanı bulunmamaktadır.

Hukuksuz Mahkumiyet ve Masumiyetin Önemi

Askerler, görev sırasında yaptıkları her hareketi üstün dikkat ve disiplinle yerine getirdi. Görevlerin prosedüre uygun uygulanması ve emir-itaat hassasiyeti, askerlerin hayat boyu benimsedikleri temel prensipler arasında.

“Görevlerimizi yerine getirirken hiçbir keyfi eylemde bulunmadık. Her adımımız kanun ve talimatlara uygun şekilde gerçekleşti.”

Dava dosya metinlerinde, askerler aldıkları emirler doğrultusunda hareket ettiklerini ve hiçbir şekilde kendi iradeleriyle hukuka aykırı bir davranışta bulunmadıklarını defaatle mahkemeye aktarmıştır. Bu ifadeler, 15 Temmuz gecesi yaşanan tiyatro ve sonrasındaki hukuksuzluk sürecini net bir şekilde özetliyor. Görevli askerler, sadece görevlerini yapmaları nedeniyle ağır suçlamalarla karşı karşıya kalmış durumda.

Asım Durmaz