MİT Üst Düzey Komutanlara İstifa Mektubu Gönderdi: İstifa Etmezlerse Tehditler Var!

MİT Üst Düzey Komutanlara İstifa Mektubu Gönderdi: İstifa Etmezlerse Tehditler Var!
22/05/2023

15 Temmuz’un ardından bir veya iki gün sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki 10'dan fazla üst düzey komutana kapalı zarf içinde bir mektup gönderildiği iddia ediliyor. Mektup MİT tarafından iletilmiş olup resmi evrak sistemi üzerinden değil, muhtemelen aracı bir şahıs vasıtasıyla iletilmiş.

İddiaya göre, bu mektupta devletin, söz konusu komutanlardan istifa etmelerini beklediği belirtiliyor. Eğer istifa kararına direnirlerse, hapis cezası ve kötü muamele gibi tüm olumsuz uygulamaların kendilerini beklediği tehdidi yer alıyor. Mektupta, komutanlara hafta sonuna kadar süre verilmiş ve istifa beyanlarını kabul eden ve imzalayanların mektubu geri göndermeleri istenmiş. Bu komutanların genel özelliklerinin, 15 Temmuz olaylarına karışmamış, sıkıyönetim listelerinde adı geçen askerler dışındaki kişiler olduğu ifade ediliyor. MİT'in bu kişilerle ilgili detaylı bilgiye sahip olmadığı, ancak üzerlerinde çalışmalar yaptığı belirtiliyor.

MİT'in bu tür bir işlem yapmaya yetkisinin olmadığı ve kanunsuz bir şekilde hareket ettiği ifade edilmekte. Kamu personelinin suça karışması durumunda görevden uzaklaştırma prosedürünün belli olduğu ve mektup gönderme gibi bir usulün bulunmadığı vurgulanmakta.

Komutandan “Cesur” çıkış

Ancak, bu komutanların tamamının istifa yolunu seçtiği belirtilirken, sadece bir kişinin bu mektuba itiraz ettiği ifade ediliyor. Bu kişi, şu anda EDOK Komutanı olan Korgeneral Sinan Yayla'dır. Yayla, mektuba karşı çıkarak istifa etmeyeceğini beyan etmiş. Yapılan yoruma göre, bu cesur çıkışın ardından hiçbir olumsuz sonuçla karşılaşmayan Yayla, rejimin saygın komutanlarından biri haline gelmiş ve hatta 2. Ordu'ya komuta etme hakkı kazanmıştır. Bu durum, Yayla'nın güçlü bir destek aldığını ve Ergenekon yapılanmasıyla ilişkili olduğuna dayandırılmakta.

Bu olay, 15 Temmuz'un bir komplo ve tertip olduğunu ortaya koymakta ve terörist olarak adlandırılan kişilerin aslında hukuki süreçler olmadan terörist ilan edildiğini göstermektedir. Terör veya darbe suçlarına bulaşmış bir asker olsa dahi, soruşturma veya yargılama usullerinin kanunlarla belirlendiği ifade edilmektedir. Devletin kendi güvenliğini sağlamak için idari tedbirlerin olduğu ancak mektup gönderme gibi bir yöntemin bulunmadığı vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, MİT tarafından gönderildiği iddia edilen istifa mektubu, üst düzey komutanlara yönelik tehditler içermesi ve istifa etmeleri halinde herhangi bir yaptırımla karşılaşmamaları gibi olaylar demokratik ve hukuki prensiplerle bağdaşmamaktadır. Bu durum, 15 Temmuz olaylarının ardından yaşanan süreçte yapılan uygulamaların sorgulanmasına ve hukukun üstünlüğü ilkesinin gözetilmesine yönelik tartışmaları da beraberinde getirmektedir.

 

Salim Sancak