Binali YILDIRIM ve Efkan ALA Öldürülecek Fail Asker Denilecekti

Binali YILDIRIM ve Efkan ALA Öldürülecek Fail Asker Denilecekti
20/05/2022

Yurtta Sulh Konseyi üyeliği kapsamında ülke çapında darbenin planlanması ve organize edilmesiyle ilgili hakkında suç duyurusu bulunulan Kurmay Albay Bilal AKYÜZ, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada çarpıcı açıklamalarda bulundu.  Kurmay Albay Bilal AKYÜZ 15 Temmuz’la ilgili tüm kovuşturma evraklarını, esas hakkında mütalaaları, fezlekeleri, diğer karargâhların iddianamelerini, özellikle meclis araştırma raporunu incelediğini belirttikten sonra soruşturma sürecinde başından geçenleri anlattı. 

a. Soruşturma Süreci

Kurmay Albay Bilal AKYÜZ; Kazan Cumhuriyet Başsavcısı tarafından 25 Temmuz 2016 da arabasının arandığını, tutanakta kendisinin „ Yönetici 3 „ olarak kayıt edildiğini; Ankara Batı Adliyesi talimat bürosuna kendi el yazısıyla verdiği ifadelerin 2 kez geri gönderildiğini vurguladı. 30 Aralık 2016 tarihinde ise kendisine gösterilen notları el yazısıyla yazmaya zorlandığını “ …iddianameye koyacakları delilleri yazacaksın diye koydular! Kalemi attım! Bu bir kumpas lütfen tutanak tutunuz, bu aleyhine olur dediler, lütfen olsun.“  Daha sonra mahkeme başkanına hitaben; 

O notların üstüne kurşun kalemle;  İl, İlçe Başkanı canlı kalmayacak, belki de Başbakan da öldürülecek! Notların üstüne kurşun kalemle yazmışlar!” dedi.  O delilleri hiç görmediğini vurgulayan Kurmay Albay Bilal AKYÜZ; Polatlı iddianamesinin en arka sayfasında „şahsın el ürünü olduğuna dair rapor alınmıştır„ yazılmasına rağmen raporun olmadığını, avukatının birçok defa başvuru yapmasına rağmen raporu göremediğini ifade etti. 

Mahkeme Başkanı Oğuz DİK’e hitaben  03 Nisan 2017 tarihinde sizin bir talimatınız var, bu talimatta da soruşturma evrakı bulunmadığı ibaresi var.  29/12/2016'da bir tane ek liste var,  diyor ki tüm şüpheliler diyor, 2017'ye geçmek üzereyiz.  Bu liste içinde ben yokum. Bu da sizin yazınız, Mahkememiz dosyasında sanıklara ait soruşturma evrakları bulunmadığından.... Yani biz soruşturma geçirmeden sanık olmuşuz!“  diyerek savunmasına devam etti. 

b. Marmaris/Muğla olayı ( Cumhurbaşkanı’na suikast girişimi?)

15 Temmuz’un en önemli düğümünün Marmaris/Muğla’da yaşananlar olduğunu vurgulayan Kurmay Albay Bilal AKYÜZ; meclis komisyon raporunda CHP’nin şerhine atıfta bulunarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk Havalimanı’na 03.20 de ATA (TK8456) uçağıyla geldiğini; ancak Flightradar isimli programda TK 8456 saat 00.30'da Marmara'nın denizin üzerinde gözüktüğünü belirtti. Daha sonra mahkeme heyetine TK 8456 ATA uçağının Flightradar programından Mudanya üzerinde 2 saat yuvarlak çizerek tur attığı rotasını mahkeme heyetine gösterdikten sonra ifadesine devamla; 

„Bakın THY 8456'nın şeyi Flightradar görüntüsü, bu da o Mudanya'daki dönüşü turu, peki neden bekledi? Çiğli'deki TSK timinin Marmaris'e ulaşmasını mı bekledi? Çiğli'de 02.14'te ayrılan TSK timinin 03.20 civarında Marmaris'e ulaşmıştı, onu mu bekledi? Ve TC ATA'nın inişi bu saate denk getirilerek Erdoğan'ın Marmaris'ten 15 dakika geç kalksam kaçırılacaktım! Belki öldürülecektim algısının bir senaryosu muydu? Bu bence onun ispatı!“

Meclis araştırmasındaki CHP’nin şerhinde ifade edilen iddialar, Flightradar görüntüsü ve Cumhurbaşkanın açıklamaları ve diğer açıklamaları bir araya getirildiğinde, Cumhurbaşkanının o saatler arasında Marmaris'te olmadığı çok net olduğunu ifade eden Bilal Akyüz;  „ Peki neden gizlenmeye çalışılıyor, çünkü hazırlanmış bir senaryodan bahsediyorum! Ona uydurulmaya çalışılıyor,  yoksa çok rahat bunlar iptal edilebilirdi!“

c. Binali YILDIRIM’a suikast girişimi ve Efkan Ala olayı

15 Temmuz’da yaşanan birçok olayla ilgili soruşturma olmasına rağmen Ilgaz Tünel’de dönemin Başbakanı Binali YILDIRIM’a yönelik suikast girişimin araştırılmadığını ifade eden Kurmay Albay Bilal AKYÜZ;  02-03 Kasım 2016 da Başbakanlık Müşteşarı’nın Mecliste yaptığı sunuda;

saat 04.17'de Ankara'ya dönüşte güzergâh değiştiren ve TEM otoyolu yerine koruma ekibinin daha güvenli olduğunu düşündüğü için Çankırı üzerinden dönmeye karar veren Başbakan Binali Yıldırım Ilgaz çıkışında bir Jandarma aracı tarafından konvoyuna ateş açılması üzerine konvoy tekrardan Ilgaz'a döndü.” ifadesinin yer aldığını söyledi. 

Başbakan Binali Yıldırım 23 Temmuz 2016’de ATV ve A Haber ortak yayınında da Jandarma aracından konvoyuna ateş açıldığını teyit ettiğini ifade eden Kurmay Albay Bilal AKYÜZ; 23 Kasım 2016 tarihinde Meclis Araştırma Komisyonu  Başbakana suikast girişimi araştırmak için Jandarmaya yazdığı yazıya gelen cevabi yazıda “…o tarihte bölgede Jandarma Alay Komutanlığı’nın aracı olmadığını”  dedikten sonra Jandarma Genel Komutanlığının 20 Temmuz 2016 tarihli ve Arif Çetin imzalı bilgi notunda Kastamonu'yla ilgili hususları açıkladı. Kastamonu İl Jandarma Komutanlığının yazısının idari tahkikat raporlarına dâhil edildiğini “16 Temmuz 2016 tarihinde saat 4.30'da, 13 dakika sonra Çankırı İl Jandarma Komutanlığı Harekât Merkezi diyor ki; Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı Harekât merkezini arayarak 34 plakalı 2 tane Wolkswagen Passat marka araç arasında 06 plakalı Mercedes marka aracı görüntüsünde şüpheli araçların Tosya istikametine gittiklerini “ bildiriyor. Kastamonu Ilgaz Jandarma Karakol Komutanı vekili Astsubay Kıdemli Çavuş Mustafa Çığ “Komutanım tünelin inşaatında diyor 8-10 tane son model araç var diyor her araçta takım elbiseli, çelik yelekli, uzun namlulu 3-4 kişi var diyor…” KURMAY ALBAY BİLAL AKYÜZ BU BİLGİYE DAYANARAK MAHKEMEDEKİ İFADESİNDE KASTAMONU’DA ILGAZ TÜNELİNDEKİ ARAÇLARIN MİT’E AİT OLDUĞUNU İFADE ETTİ.

Dönemin Başbakanı Binali YILDIRIM’a yönelik suikast girişimiyle ilgili bilgileri paylaştıktan sonra kendisine zorla yazdırılmaya çalışılan notla ilgili açıklamalarda bulundu. 13. Ağır Ceza Mahkemesinde ve Akıncı Üssünde arabasında çıktığı denilen notun aracında olmadığını “Binali Yıldırım’ı ortadan kaldırmak istediler iddiam bu ve bunu da bana yıkacaklardı veya darbecilere yıkacaklardı” dedikten sonra “Başbakanlık avukatı hakkımda dava açsın, ben aklanmak istiyorum. Başbakana suikast ile ilgili, cesaretleri varsa açsınlar benim alnım ak” diyerek hukuk önünde de aklanmak istediğini ifade ederek meydan okudu.

Başbakan Binali Yıldırım’ın MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la yaşadığının birebir benzerinin dönemin İç İşleri Bakanı Efkan Ala'yla Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz’le arasında da yaşandığını belirten Kurmay Albay Bilal AKYÜZ; 

Efkan Ala'nın da, benim şahsi kanaatim, haberi yok ve uğraşıyor. 23.00 ile 23.30 arası iki tane emri doğru dürüst veremiyor. Koordine edemiyor, çünkü normal bu krizde böyledir. Ben onu eleştirmiyorum; ama Lekesiz 8 tane emri arka arkaya 15 dakika içinde veriyor.” 

Ayrıca Ala’nın 21.20'de Erzurum'dan Ankara'ya uçakla hareket ettiğini ve telefonunun açık olmasına rağmen Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz’in 8 tane emri yayınlarken hiçbirinde İç İşleri Bakanı’nın onayını almadığını çünkü Ala' da gözden çıkartılmış! Çünkü onların kurguladıkları plana göre; Ala'da Yıldırım'da ortadan kaldırılacaktı!” 15 Temmuz saat 23.00'da Emniyet Genel Müdürü Lekesiz bütün emirleri Ala'nın onayı olmadan Türkiye sath-ı mailine çektikten sonra saat 23.02 de Ala’nın uçağının Esenboğa Havaalanına indiğini,  o zamana kadar ne Başbakanı ne de başka hiçbir yeri aramayan Fidan’ın Ala’yı arayıp “Bakanım neredesiniz?” Ala’nın da cevap olarak “buradayım ben Ankara'da ne oldu?” Bu telefon görüşmesinden sonra,  Arif Çetin’in Ankara Jandarma Bölge Komutanı Mehmet Artar’ı 7-8 Uzman Erbaşla Esenboğa Havaalanına gönderdiğini; bu esnada 4 saat boyunca telefonunun kapalı olmasının da düşündürücü olduğunu belirttikten sonra “Silahlı araçlarla orada biraz dolanıyor sonra geri Ankara'ya dönüyor. Sonra diyor ki, biz diyor Ankara'ya müdahale için… Bu inandırıcı değil, Başkanım burada bir şey kastetmiyorum siz ne anladıysanız!” 

Kurmay Albay Bilal AKYÜZ dönemin İç İşleri Bakanı Efkan Ala’nın da Başbakan Binali YILDIRIM gibi ortadan kaldırılması planlandığını; ancak bir şekilde planların da başarılı olamadıklarını ifade etti. Özellikle dönemin Emniyet Genel Müdürü Celalettin LEKESİZ’in biraz da puan toplamak için yaptıklarını anlatırken 15 Temmuz öncesi hazırlıklarını ifşa etmesi üzerine bir anda görevden uzaklaştırılarak gözden uzak tutulmasının manidar olduğunu vurgulayan Kurmay Albay Bilal AKYÜZ;

Lekesiz puan toplayabilmek için tıkır tıkır dökülmüş hepsini, şunları da yaptık, bunları da yaptık, bunları da yaptık ama ondan sonra Lekesiz birden yok oldu! Niye? Bence dediler ki, ulan sen var ya, bütün her şeyi mahvettin ya, bütün her şeyi açık ettin…”  

15 Temmuz kumpasinin MIT tarafindan organize edildigini ancak; ” Bu planı bozan bence iki tane şey vardı. 21.00'da işte başlatma şeyi, ikincisi şu; TSK personeli tuzağa düşse de halkına ateş açmadı. Kim ne derse desin. Eğer öyle olsaydı çok daha farklı sonuçlar olurdu. “ diyerek savunmasını tamamladı.