Tarihe Not Düşenler: Tuğg. Murat Aygün ve Kur.Alb. Cemil Turhan

Tarihe Not Düşenler: Tuğg. Murat Aygün ve Kur.Alb. Cemil Turhan
08/04/2024

“Vatan sağolsun. Ne mutlu Türküm diyene.” ifadesi ile tarihe not düştüğü sözlerini tamamlayan Tuğgeneral Murat Aygün ve “Ben vicdan mahkememde beraat ettim” diyerek suçsuzluğunu en güçlü şekilde vurgulayan Kurmay Albay Cemil Turhan’ın tarihe düştükleri notları sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.

Adil Olmayan Kararınız İddianameye Dönüşebilir

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde Tuğg. Murat Aygün şu sözleri ile tarihe not düşmüştür;

“...Hz. Ali diyor ki; ‘Allah'ın kullarına zulmedenin ibadullah tarafından davacısı Allah'tır. Allah da bir kimsenin hasmı oldu mu, o kimsenin tutunabileceği tüm hüccetler batıldır.’ Evrensel hukuk ilkelerine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Türkive Cumhuriyeti Anayasasına, Türk Ceza Kanununa ve Ceza Muhakemeleri Kanununa aykırı şekilde aynı suçlar isnat edilerek ikinci kez yargılanıyorum diye mahkemenin başından beri söylüyorum. İnsan yaşadıklarıyla değil yaşattıklarıyla anılırmış ve yaşattıklarını yaşamadan da ölmezmiş. Hakimler kararlarıyla yargılanır, dikkat edin adil olmayan kararınız iddianameye dönüşebilir. Ya tarih huzurunda onurlu, adil bir yargıç olarak anılırsınız ya da delil yok iken makumiyet verip muktedirlerin aleti olursunuz. Seçim sizin.

Namık Kemal diyor ki;

‘Muini zalimin dünyada erbabı denaettir, 
Köpektir zevk alan seyyidı bi-insafa hizmetten. 
Felek her türlü esbab-ı cefasın toplasın gelsin. 
Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azimetten.’

Vatan sağolsun. Ne mutlu Türküm diyene.”


Vereceğiniz Hükmün Benim Nazarımda Kıymeti Harbiyesi Yoktur

Vicdan mahkemesinde beraat ettiğini ifade eden Kur.Alb. Cemil Turhan ise tarihe şu sözlerini not etmiştir;

“Sayın Başkan, değerli üyeler, Vicdan en adil kararı veren mahkemedir. Ben vicdan mahkememde kendimi yeterince beraat ettirdiğimden sizin vereceğiniz hükmün benim nazarımda kıymeti harbiyesi yoktur. Her ne kadar aksi kanaate sahip olsam da inşallah siz de kendi vicdanınızda kendinizi beraat ettirecek bir karar verirsiniz. İki yıllık yargılama sürecinde bağımsız ve tarafsız olamadınız. Hukuku önemsemediniz ve adil bir yargılama yapmadınız. Ancak bu süre zarfında adil bir karar verebilmeniz için size söylenmesi gereken her şey söylendi. Ve detaylıca izah da edildi. Siz her şeyin farkındasınız ve vereceğiniz kararın da bilincindesiniz. Yani adil olmayan ve siyasi mülahazalarla alınacak olan kararınızın mazereti olmayacaktır. Ben yine de son sözün son paragrafı olarak bir hususu hatırlatıp sözlerime son vereceğim. Burada bazı sanıklar size ‘Başkanım eğer benim ağır cezayı almam birilerine puan kazandıracaksa bu puanı siz alın başkası almasın’ dediler. Ben öyle düşünmüyorum. Ben diyorum ki başkanım bırakın puanı kim alacaksa alsın, siz bu haksızlığa daha fazla ortak olmayın. Ya adil bir karar verin, ya da bu davadan çekilin. Eğer bunun bedeli olarak sizi Yargıtay üyesi veya Müsteşar yapmayacaklarsa bırakın yapmasınlar.

Yargıtay üyeliği de Müsteşarlık da onların olsun. Siz onurunuzla mütevazı yaşantınıza devam edin. Tutuklanırım diye düşünüyorsanız ondan da korkmayın. Bakın biz üç yıldır en ağır koşullarda tutuklu olarak bulunuyoruz. Ailelerimiz açlığa mahkum edildi, hak ettiğimiz emekli maaşımız dahi bağlanmıyor. Buna rağmen Allah'a çok şükür ki kimseden merhamet dilenmiyorum. Ruh sağlığımız ve moralimiz de yerinde. Bunu da en iyi siz gözlemliyorsunuz ve biliyorsunuz. Başkanım ben sadece bir hatırlatmada bulundum ve üzerime düşen görevi yaptım. Bundan sonrası sizin ve heyetinizin takdirindedir. Herkes için hayırlısı olsun.“

 

(*) Yazarlarımızdan Fatih Ayhan Acar tarafından derlenmiştir.

Kaynak
Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/05/2019 tarih ve 2017/109 esas sayılı SEGBİS çözüm tutanağı