Tümg. İrfan Özsert - Genelkurmay Genel Sekreteri

Tümg. İrfan Özsert - Genelkurmay Genel Sekreteri
07/08/2025

I. 15 TEMMUZ ÖNCESİ FAALİYETLERİ

Şu an Ege Ordu Komutanı olan Orgeneral İrfan Özsert, 2011-2012 yılları arasında albay rütbesi ile Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanlığı yaparken, askerî öğrencilere yönelik baskı ve işkence yapıldığı iddia edilen ve şok mangaları şeklinde adlandırılmaya çalışılan faaliyetleri, “aslı olmayan kavram” diyerek reddetmiştir.

 

II. 15 TEMMUZ GÜNÜ FAALİYETLERİ

Neden İncirlik Üssü’nde İdi?

2016 yılında tümgeneral rütbesinde Ankara’da görev yapan İrfan Özsert, 15 Temmuz günü geçici görevli olarak Adana’daki İncirlik Üssü’nde bulunmakta idi. Bu teamül dışı görevlendirme ve görevlendirmenin zamanlaması oldukça dikkat çekicidir. İrfan Özsert’in 15 Temmuz olayları esnasında ve devamında icra ettiği faaliyetler de göz önünde bulundurulduğunda, İncirlik Üssü’nde tesadüfen bulunmadığı anlaşılmaktadır. Aşağıda yer verileceği gibi Özsert, 15 Temmuz günü ve devamında, önceden kararlaştırılmış bir planın parçası olarak eylemlerde bulunmuştur. O dönem İncirlik Üssü’nde geçici görevde bulunan Özsert, darbe davaları sırasında görevinin niteliğini hiçbir zaman açıklamamıştır ve neden İncirlik Üssü’nde olduğunu izah edememiştir.

Zekai Aksakallı ile İrtibat

15 Temmuz akşamı Adana'daki İncirlik Üssü'nde görevli olan İrfan Özsert, burada dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı ile irtibata geçerek bazı eylemlerde bulunmuştur. Zekai Aksakallı kendisinin amiri değildir. Hiyerarşik olarak bu iki ismin birbiri ile bir bağlantısı bulunmamaktadır. İrfan Özsert’in 15 Temmuz gecesi kendi komutanları ve amirleri ile iletişime geçmeyip, 15 Temmuz tuzağının planlayıcı ve icracılarından biri olan Zekai Aksakallı ile iletişime geçerek talimatlar alması hem hukuka aykırı hem de oldukça şüpheli bir davranıştır. Mahkeme belgeleri de İrfan Özsert’in emir komuta zincirini hiçe saydığını ve alternatif talimatlar aldığını göstermektedir.

İzin Verilen ve Engellenen Uçuşlar

İrfan Özsert, 15 Temmuz gecesi tanker uçaklarının uçuşlarını engellemek için uçuş ekipmanlarını söktürdüğünü iddia etmiştir. O gece uçuş yapan üç tanker uçağını da daha sonra ihbar ederek bildirdiğini ifade etmiştir. O gece izin verilen ve engellenen uçuşların ve diğer faaliyetlerin hangilerinin emirlerinin aslında üs komutanı tarafından, hangilerinin İrfan Özsert tarafından verildiği ise netlik kazanmamıştır. Benzer şekilde birlikte görev yapan diğer personelin faaliyetlerinin tahkikatı da aşağıda açıklandığı gibi Özsert tarafından yürütülmüştür. Bu isim tarafından yürütülen tahkikatların ne kadar tarafsız ve adil olacağı ise oldukça tartışmalıdır. 

 

III. 15 TEMMUZ SONRASI FAALİYETLERİ

İncirlik Üssü’nde Yapılan Tahkikatlar

İrfan Özsert’in geçici görevle İncirlik Üssü’nde bulunmasının tek nedeninin 15 Temmuz planını uygulamak olmayıp, devamındaki tasfiyelerde de rol almasını sağlamak olduğu anlaşılmaktadır. 15 Temmuz sonrası yapılan yargısız infazların İncirlik Üssü bölümündeki faaliyetleri İrfan Özsert koordine etmiştir.

Seçilmiş Kelime “Kalkışma”

İrfan Özsert 15 Temmuz günü gerçekleştirdiği eylemleri şöyle ifade etmiştir: "Albay Nejat Şimşek ile tedbir aldık. Görüştüğüm personele endişe edilecek bir durum olmadığını bunun bir kalkışma teşebbüsü olduğunu kesinlikle başarılı olamayacaklarını ilettim.”

15 Temmuz gecesi ilk saatlerde henüz kimin ne yaptığı bile belli değilken dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, “kalkışma” kelimesini kullanmış ve plana sadık kalan bütün taraflar da bu kelimeyi özenle seçerek kullanmışlardır. Devletin zirvesindeki şahısların daha önce kullanmadıkları bazı kavramları sanki önceden ağız birliği yapmışçasına ve özenle 15 Temmuz ve devamındaki günlerde kullandıkları dikkat çekmektedir. Bu kelimelerden biri “kalkışma”dır.

Ölüm Tehdidi ve İşkenceler

Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan ve kendisi de subay olan eşinin davasında 18 Nisan 2018 tarihinde tanık olarak ifade veren Genelkurmay Protokol subayı Üsteğmen Kübra Yavuz, dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı ve Genel Sekreter Tümgeneral İrfan Özsert’ten işkence gördüğünü anlatmıştır. İfadesinde, “Bir kadın olarak sağ çıkabileceğimi düşünmedim. 10 gün sonra Genelkurmay Karargâhı içinde Zekai Aksakallı ve İrfan Özsert tarafından ölüm tehdidi altında ifadem alındı. Genelkurmay poligonunda 2 gün ölüm tehdidi ve şiddete maruz kaldım. Genelkurmay poligonu içinde ellerimiz, gözlerimiz bağlı elektrik verilerek, dövülerek, 2 gün aç bırakıldık. 2 saatte bir alınıp, ‘Bu yetersiz biraz daha bir şeyler söyle’ dediler. Gidip gelirken, işkence görenleri görüyordum. İfademi alanların üstünde kan vardı. Bu şartlarda ifade verdim.” demiştir. Üsteğmen Kübra Yavuz ifadesinde, insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında başka örnekler ve detaylar da sıralamıştır.

İrfan Özsert’in 15 Temmuz süreci ile ilgili yaptıklarının İncirlik Üssü ile sınırlı kalmayıp devamındaki hukuksuz sorgu ve işkencelerle de devam ettiği anlaşılmaktadır. Sistematik olarak yürütülen işkencelerde yer aldığı ve göz yumarak kanunların kendisine yüklemiş olduğu sorumluluğunu yerine getirmediği açıktır.

Yurtdışı Operasyonlar ve Cihatçılar ile İlişkiler

15 Temmuz’dan sonra getirildiği görevlerden biri de Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı olan Özsert, Libya topraklarında istihbarat operasyonlarını koordine etmiştir. Bazı grupları desteklemek için Suriye'den cihatçı savaşçılar konuşlandırılmıştır, askerî teçhizat gönderilip, operasyonları kapsayacak deniz ve hava varlıkları sağlanmıştır. Burada görev yapanların kimlikleri, pasaportlarının kopyaları 2019'da el-Marsad haber kuruluşu tarafından yayınlanıp ifşa edildiğinde ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda İrfan Özsert’in pasaportu da yayınlanmıştır. Özsert ve yardımcılarının sahadaki askerî operasyonları aktif olarak yönettikleri böylelikle ortaya çıkmıştır. Haber kuruluşu, Erdoğan hükümetinin silahlı İslamcı gruplara malzeme, teknik uzmanlık ve askerî yardım sağladığını, Libya'da askerî ve istihbarat operasyonlarına katıldıklarını da bildirmiştir.

Servet Artışı ve Kara Para İddiaları

Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğu 26 Şubat 2024 tarihli dilekçesinde “15 Temmuz ile ilgili bazı askerlerin ve birinci derece yakınlarının MASAK Raporlarının istenmesini” talep etmiştir. Dilekçesinde yer alan ifadeler şu şekildedir:

“… Şahsımın ve tüm sanıkların mal varlıkları dava dosyasındadır, isteyen herkes inceleyebilir. Eksik tarafın tamamlanması için aşağıdaki isimlerin mal varlıklarının öğrenilmesi gerekir ki, şahsımın ve tüm sanıklarınkiyle kıyaslayalım. Bu kıyaslama kaçınılmaz olarak bizi kirli paraya götürecektir… Bu yüzden aşağıdaki isimlerin MASAK Raporlarının mahkemeniz tarafından istenmesini talep ediyorum. İsimler; Hulusi Akar, Yaşar Güler, Metin Gürak, Abidin Ünal, Arif Çetin, Cihat Yaycı, Mehmet Okkan, İsmail Hakkı Pekin, Ahmet Zeki Üçok, Levent Göktaş, Levent Bektaş, Halil İbrahim Fırtına, Zekai Aksakallı, Şirin Ünal, Can Çevik, Metin Temel, Yücel Karauz, Atilla Şirin, Ömer Şevki Gençtürk, Mehmet Yüzbaşıoğlu, İrfan Özsert.

Bazı isimlerin son 10 yılda milyonlarca dolarlık ani servet artışı olduğu görülecektir ve bu para kara paradır. Bizi 15 Temmuz’un sorumlularına götürecektir.”

15 Temmuz tuzağında rol alan isimlerin daha sonra makam ve maddi imkanlar ile ödüllendirildiği bilinen bir gerçektir. Bu olguya uygun şekilde İrfan Özsert’in de yeni makamlar ve servet artışı ile ödüllendirildiği iddiası hiç de mantık dışı görünmemektedir.

 

Kaynaklar

https://tr.wikipedia.org/wiki/İrfan_Özsert

https://www.dogushaberajansi.com/gundem/genelkurmay-2-baskanligi-na-atanan-orgeneral-irfan-ozsert-kimdir-nerelidir-irfan-ozsert-yas-kararlari-3442

Advocates of Silenced Turkey – Türkiye’de ki İşkenceciler Kasım 2020 Raporu

https://nordicmonitor.com/2024/08/the-new-command-in-turkeys-aegean-army-signals-potential-trouble-for-greece-nato-allies/

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine 26 Şubat 2024  tarih ve 2019/1, 2019/9 dosya numaralı, Gökhan Şahin Sönmezateş’in Tevsi Tahkikat Talebi, 15 Temmuz’la ilgili askerlerin MASAK Raporlarının istenmesi konulu dilekçesi