15 Temmuz Kumpası ile Türkiye’nin Yaşadığı Büyük Kayıp: Beyin Göçü

15 Temmuz Kumpası ile Türkiye’nin Yaşadığı Büyük Kayıp: Beyin Göçü
11/05/2022

15 Temmuz 2016, öncesi ve sonrasında yaşanılanlar itibariyle iktidar sahipleri ve ortakları tarafından Türkiye’nin demokratik kazanımlarının ve geleceğinin çalındığı kara bir leke olarak olarak tarihe geçti.

15 Temmuz öncesi ve sonrasıyla, Güç ve Para hırsı ile ülkeyi yöneten iktidar sahipleri ve ortakları tarafından, bir ülkenin aydınlık geleceğinin ve en az çeyrek asırlık yatırımla yetiştirdiği eğitimli insanlarının, türlü hukuksuz uygulamalarla mesleklerinden ihraç edildikleri, kanunda yeri olmayan iftira ve sözde suçlamalar ile hapishanelere atıldıkları, özgürlüklerinin ellerinden alındığı, işkenceye maruz kaldıkları, aç bırakıldıkları ve soykırıma maruz kaldıkları kapkara bir dönemdir.

Türkiye’de yaşanılan bu süreci aydınlatmak, iktidar ile ortakları tarafından ortaya atılan 15 Temmuz darbe girişimi yalanını ortaya çıkarmak için kimi insanlar mahkemelerde yaptıkları savunmalarla hakikatleri dile getirmiş, kimi insanlarda yurt dışına göç etmiş ve dünya kamuoyuna gerçekleri anlatmıştır.

Nitekim 15 Temmuz sonrası yurt dışına göç eden eğitimli insan sayısı her şeyi ifade etmekte, hapishanelere doldurulan eğitimli insan sayısı ile beraber düşünüldüğünde Türkiye’nin nasıl bir kayıpla karşı karşıya kaldığı görülmektedir.

Haberimizde 15 Temmuz sonrası TSK’dan ihraç edilen ve müebbet hapis cezası ile yargılanan bir Subayın yurt dışındaki başarı öyküsünü aktaracağız.

Almanya’nın saygın medya kuruluşlarından HNA’ya röportaj veren Serkan K. (güvenlik nedeniyle farklı isim kullanılmıştır) Türkiye’de 15 Temmuz sürecinde yaşadıklarını anlattı.

Meslek hayatında başarılarından dolayı bir çok ödül ve takdir alan Serkan K., Ankara’da çalıştığı dönemde bir çok kez mesaiye kaldığını ve bunu vazife bilinci ile yaptığını anlatıyor. 2016 yılında Türkiye’de bir çok terör saldırısı yaşanması nedeniyle TSK personelinin de sürekli tetikte olduğunu belirten Serkan K., 15 Temmuz akşamı amirinin kendisini mesaiye çağırdığını ifade ediyor. Normal kıyafetleri ile mesaiye gittiğini ve bir süre sonra bir kaos ortamının yaşanmaya başladığını, sivil insanların sokaklara çıktığını ve askeri birliklere doğru geldiğini ifade eden Serkan K. diğer askeri personel ile birlikte televizyondan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı konuşmayı dinlediklerini ifade ediyor. Sözde darbe girişimi hakkında Erdoğan’ın söylediği “Allah’ın bir Lütfu” sözüne ilk başlarda anlam veremediğini belirten Serkan K., bu sözün ne anlama geldiğini artık anladığını söylüyor. Erdoğan’ın kendisine muhalif olabilecek bütün insanları bu sözde darbe girişimi tuzağıyla hapishanlere doldurduğunu ve korkuttuğunu ifade ediyor.

Masum olduğunu ancak bunu kanıtlayabileceği uygun bir hukuk ortamının olmadığını gören Serkan K., müteakip günlerde saklandığını ve ailesi ile çok kısıtlı olarak ve gizli bir şekilde görüşebildiğini anlatıyor. Eşinin hamile olduğunu ve kendisinin saklanmak zorunda olduğu dönemde, eşinin büyük zorluklar çekerek ve sahte bir isimle doğum yapmak zorunda kaldığını belirtiyor.

Sözde darbe girişimine karıştığı iddiasıyla hakında müebbet hapis cezası istenen Serkan K.’nın ailesinin evine de polis tarafından baskınlar yapılmış. Yurt dışına çıkmaktan başka çaresi kalmadığını gören Serkan K., eşi ve üç çocuğu ile birlikte Meriç nehrinden zor şartlar altında geçerek Yunanistan üzerinden Almanya’ya gelmiş.

Almanya’da hayata sıfırdan başladığını ifade eden Serkan K., ailesi ile birlikte mükemmel bir entegrasyon örneği oluşturmuş ve kısa zamanda Almanca öğrenerek, yepyeni bir alanda meslek sahibi olmuş ve bilişim uzmanı olarak hayatına devam etmekte. Almanya’da özgür olduklarını ve çocuklarının bu özgür ve huzurlu ortamda yetiştiğini ifade eden Serkan K. Türkiye’de yardıma muhtaç bırakılan insanlara da her zaman yardımda bulunmak arzusunu dile getiriyor.

Sıfırdan başladıkları ve türlü zorluklara göğüs gererek, bulundukları bu yeni ortamda kendi ve ailesinin gelişimini ve entegrasyonunu kısa zamanda sağlayabilen ve bu başarıyı elde eden Serkan Ailesi, Türkiye’den göç etmek zorunda kalmış, eğitimli ve demokrasinin gücüne inanan, hayatları başarılarla dolu örnek ailelerden sadece birisi.

 

Kaynak: https://www.hna.de/lokales/witzenhausen/ehemaligen-tuerkischem-soldat-droht-dreimal-lebenslaenglich-91881015.html